Son “irtica operasyonu” nerede yapıldı?
Sabah: “Dağ evinde”
Hürriyet: “Bağ evinde”
Milliyet: “Çiftlik evinde”

Yeni bir “irtica operasyonu…” Bu tip haberlerdeki standart sorunumuz gene baki: Maksat haber vermek değil, propaganda yapmak olduğu için, başlıklar ikiye ayrılıyor. Laik basına göre “Tarikat üyeleri irticai faaliyet halinde yakalandı”, İslamî basına göre “Kuran okuyan vatandaşlar gözaltına alındı.” Haberde, standart soruna ek sorunlar da var: Üç büyük gazetemiz, olayın “nerede” ve “ne zaman” cereyan ettiğine dair sorulara üç farklı cevap veriyor.

Olay şu: Jandarma, Çatalca’da bir evi basmış ve 14’ü 18 yaşından küçük olmak üzere 37 kişiyi “tarikat üyeliği” ve “irticai faaliyet” suçlamasıyla gözaltına almış.

En dehşetengiz başlık Sabah’tan geliyor: “Dağ evi operasyonu… Çatalca’daki bir dağ evine baskın düzenleyen jandarma, irticai faaliyetlerde bulunduğu ileri sürülen genç yaştaki 37 kişiyi gözaltına aldı.” Gazete, patlangaç koymayı da ihmal etmemiş: “İrtica dağa çıktı.” Haberi, gözaltına alınanlarla onların yakalandığı evin fotoğrafları süslüyor. Fotoğrafaltından da evin “perili ev”i andırdığını anlıyoruz: “Jandarma, perili evi andıran dağ evinde ilginç manzaralarla karşılaştılar. Evde yapılan aramalarda çok sayıda yasak yayın bulundu.”

Sabah, operasyonun zamanı için de “önceki gün akşam saatleri” ifadesini kullanıyor. Yani gazeteye göre, baskın pazartesi günü gerçekleştirilmiş oluyor.

Olayın bir “bağ evi”nde geçtiği haberini veren Milliyet’e göre, “müritler piknikte gözaltına alındı.” Milliyet’in haberinde zaman belirtilmiyor, ama “piknik” bilgisinden olayın gündüz saatlerinde gerçekleştirildiği sonucunu çıkarıyoruz.

Hürriyet, baskının “dün akşam saatlerinde bir çiftlik evi”ne düzenlendiği haberini veriyor. Yani Hürriyet’e göre de olay gündüz cereyan etmemişti, dolayısıyla piknik enformasyonu doğru değildi, bu konuda Milliyet’ten ayrılan gazete, olayın salı günü cereyan ettiğini söyleyerek Sabah’tan da ayrılıyor.

Başta dediğimiz gibi: Maksat haber vermek olmayınca unsurlarına dikkat etmek de gerekmiyor, sonuçta da böyle şeyler oluyor. (23 Ağustos 2000)