Milliyet’in “Ölüm Kampı” manşetinin
dört günlük macerası

“İşte İzmit’teki Ölüm Kampı…” Milliyet’in 10 Mayıs 2000 tarihli sekiz sütuna manşetini hatırlayacaksınız. Uğur Mumcu suikasti ili ilgili olarak gözaltına alınanlardan biri olan Arif Tari’nin İzmit yakınlarındaki Yuvacık köyünde bulunan kır evi ve çevresi Milliyet tarafından bu sıfatla anılıyor, evde “çok sayıda delil ele geçirildiği” belirtiliyordu.

Aynı günkü Medyakronik’te, haber, “Milliyet bir yere daha girdi” başlıklı bir değerlendirme yazısında eleştiriliyor, ama özellikle medya klişelerinden biri olan “bir yere girme” tarzı üzerinde yoğunlaşılıyordu.

Milliyet Okur Temsilcisi Yavuz Baydar, bugünkü köşesinde gazetesinin bu habere yaklaşımını eleştiriyor. Habere, bu vesileyle yeniden dönüyoruz, ama önce Milliyet’in 11 Mayıs tarihli haber takibine de bir göz atmalıyız. Bu, özellikle şu bakımdan önemli: Haber, ertesi gün sadece Milliyet tarafından izlendi ve aşağıda okuyacağınız ayrıntılar sadece Milliyet’te yer aldı:

Haber “İzmit’teki terör çiftliğinde Mercümek bağlantısı” başlığını taşıyor ve ilk “bağlantı”yı daha başlıkta veriyordu. Ve öbür bağlantılar: 1. “Kampta bulunanlar, Tari’nin Fazilet Partisi’yle

bağlantılı olduğunu ortaya koydu.” 2. “Uluslararası İnsani Yardım Teşkilatı ile bağlantılar…” 3. “Köyde bir de uyuşturucu üreten çiftlik bulundu.”

Haklı olarak sorabilirsiniz: Bunlar, polisin saptadığı ve basına açıkladığı noktalarsa eğer, neden sadece Milliyet gazetesinde yer alıyor? Özellikle uyuşturucu üreten çiftliğin sadece Milliyet gazetesinin özel haberi olarak kalması biraz tuhaf değil mi?

… Ve geliyoruz bir gün sonrasına, 12 Mayıs’a… Bu kez başka gazetelerde yer alan bir haberi Milliyet gazetesinde göremiyoruz. Milliyet Okur Temsilcisi Yavuz Baydar, bugünkü Milliyet’te aynen şöyle yazdı:

“Sanıkların eğitim gördüğü söylenen Yuvacık’taki kampta ‘çok sayıda delil ele geçirildiği’ haberi, ertesi gün Anadolu Ajansı kaynaklı, Emniyet yetkililerine dayandırılan bir haberde yalanlandı. Milliyet, bu habere yer vermedi.”

Milliyet’in sekiz sütuna manşet haberi dört günde böyle bir seyir izledi. Geriye, o ilk haberin nereden nasıl edinilmiş bilgilerle nasıl yapıldığına dair merakımız kaldı.