Neye niyet neye kısmet…

Akit gazetesi 22 Mayıs günü, Hürriyet başyazarı ve Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi’nin “Uğur Mumcu’nun katilleri…” haberleriyle ilgili olarak yazdığı çeşitli yazıları karşılaştırdı ve Ekşi’nin yazdıklarıyla “kafa karıştırdığını” ileri sürdü.

“İleri sürdü” ifadesi fazla yumuşak. Çekinmeden, “ortaya koydu” demeliyiz. Bunu Oktay Ekşi’nin de kabul etmesi gerekiyor. Akit, Ekşi’nin “14 günde 4 defa fikir değiştirdiğini”, bir yazısında katillerin bulunduğuna inandığını belirtirken öbüründe hayal kırıklığını dışavurduğunu, bizzat Ekşi’nin sözlerini aktararak gösterdi çünkü.

Oktay Ekşi’nin “çizgisini” biliyoruz. Şiddetle laiklikten yana, Türkiye’de “irtica yapmaya” kalkanlara yine aynı şiddetle karşı, bizzat belirttiği üzre, İran’ın “bu işlerde” parmağı olduğunu iki yüz defadan fazla yazmış bir gazeteci. Ve bir süredir yazdıkları biraraya

getirilince, şu sonuç ortaya çıkıyor: Puanları Akit topluyor.

Oysa hepimizin yapması gereken çok basit: Polisten gelen bilgileri karşılaştıracak, değerlendirecek, bu girift ve alengirli konuda uzmanlaşmış bir ekip oluşturmak, her türlü şüphe ve eleştiriye açık olmak, kesinliğinden emin olduğumuz ve olmadığımız ayrıntıları her defasında belirtmek… Yani gaza gelmemek, mâkûl davranmak.

Basın Konseyi’nin, meslek tecrübesi herhalde tartışılamayacak başkanı Akit karşısındaki yenilgisi üzerine sanırız düşünecek ve gerekirse zihninde oyun düzeni, eleman ve taktik değişikliğine yönelecektir. Aksi halde, bütün okurlarına öyle bir özür ve açıklama borçlanıyor ki, ödenmesi kolay değil.