Tek harfin önemi

Haberleri edinirken, yazarken, sayfalara koyarken, bir an durup, aktardığımız, ettiğimiz sözler üzerine düşünmenin hayatî zorunluluğunu her gün biraz daha fazla anlıyoruz. Bununla ters orantılı olarak, özensizliğimiz de yayıldıkça yayılıyor.

15 Mayıs günü Türkiye için en önemli laf herhalde İçişleri Bakanının kullandığı “nüfus casusluğu” terimiydi. Bununla kastedilen, bir devletin başka bir ülkeye ileride kullanmak üzere elemanlar yerleştirmesi, bunların yıllar yılı bir sade vatandaş hayatı sürüp, görev zamanı geldiğinde harekete geçmesi… Tantan, başka ülkeye “nüfus” yerleştirme anlamında böyle bir formülasyon yapmıştı.

Ama hemen bütün gazetelerde formülasyon

“nüfuz casusluğu” olarak yeraldı. Ve başka bir ülkede etki sağlamaya yönelik bir faaliyet olarak değerlendirildi. Hattâ Tantan’ın bu ifadeyi kullanarak, Türkiye’de İran’ı koruyup kollayan güçlere bir tokat indirdiği yollu yorumlar yapıldı.

Bu kadar yaygın bir yanlış anlamaya ve aktarmaya sadece bir harf karışıklığının yolaçabilmesi ilginç değil mi? Aynı zamanda da korkutucu..? Doğru bilgi alma ve aktarma kanallarımızın bu kadar pamuk ipliğine bağlı oluşu garip değil mi?

Sadece Hürriyet, “z”nin yerinde “s”nin bulunması gerektiğini kavramış ve hattâ Tantan’ın “nüfus casusluğu” ile ne kasdettiğini de açıklamıştı. Hürriyet muhabirlerinin ve yazıişlerinin kulakları mı daha iyi duyuyor?