Sütten ağızları yandı, yoğurdu yemiyorlar!

Umut Operasyonu’nun geldiği noktada iki şey yapılabilir artık: Bir zamanlar manşetlerden izlenmiş olsa da, gelişmeleri hiç görmemek ya da “haber”i ironik bir üslupla izlemeye devam etmek. Bütün gazeteler ve gazeteciler birinciyi, Yeni Binyıl ve Mehmet Güç ikinciyi tercih ediyor.

Güç, bugünkü Yeni Binyıl’da, Ferhan Özmen’in ifadesindeki iki unsur üzerinde duruyor. Birinci nokta, Özmen’in C-4 eğitimi almaya başladığını söylediği tarihten önce gerçekleştirdiği C-4 eylemleri… Şöyle yazıyor Mehmet Güç:

“İfadeler çok açık. 1989 ile 1991 yıllarında C-4 plastik patlayıcı kullanarak yedi suikast düzenleyen Ferhan Özmen C-4 ve bomba düzenekleriyle ilgili eğitimi ilk kez Ağustos 1991’de almış. Yani bu tarihten önce bu konuda hiçbir bilgisi yok. Peki o zaman Ferhan Özmen bu tarihten önceki 7 bombalı suikastı nasıl düzenledi? Profesyonel işi bu bomba düzeneklerini Özmen nasıl yaptı? Diyelim ki Özmen anlatmadı; uzman dedektifler, savcılar da mı farketmedi bu çelişkiyi?”

18 eylem de aynı araçlarla…

Güç, eylemlerin aynı arabayla gerçekleştirilmiş olması konusunda da şöyle yazıyor:

“(…) Özmen, Ekim 1998’deki Abdülgani Bedevi adlı Suudi diplomata yönelik ilk suikasttan; Ekim 1999’daki Kışlalı suikastına kadar tüm eylemlerde kendi adına kayıtlı aracı kullanmış. Ya kendisi, ya da Necdet Yüksel, atlamış arabaya, hedef kişinin ev ya da işyeri çevresine gidip araştırma yapmış. Aralarında Amerikalı, İsrailli önemli uzmanların bulunduğu, sıkı koruma altındaki hedefleri aynı arabayla takip edip, aynı arabayla öldürmeye gitmişler. Tüm bu eylemlerde 1994 yılına kadar Şahin marka bir araç, 1999 sonuna kadar da Renault marka bir başka araç kullanılmış. Her iki araç da Özmen ailesi adına trafiğe kayıtlı olarak görünüyor. Dahası, suikastlarda kullanılan silah ve patlayıcılar da bu amaçla taşınmış.” (30 Mayıs 2000)